1. Ana Sayfa
  2. Doğa
  3. Şaban Burhan Karacabey’de “Zehirsiz Sofralara” Üretim Yapıyor

Şaban Burhan Karacabey’de “Zehirsiz Sofralara” Üretim Yapıyor

Şaban Burhan Karacabey’de “Zehirsiz Sofralara” Üretim Yapıyor

Şaban Burhan Karacabey’de “Zehirsiz Sofralara” Üretim Yapıyor

Bursa Karacabey ilçesinde merkeze 15-20 km’lik bir mesafede 2000 yılından bu yana Zehirsiz Tarım(toprağa ve ürün zarar veren kimyasallar, gübreler ve diğer katkıların hiçbirini kullanmadan yapılan üretim) uyguluyor ve ürünlerini başta Buğday Derneği’nin önderlik ettiği organik pazarlar olmak üzere farklı kanallarda tüketicilere ‘aracısız’ olarak sunuyor.

Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği tarafından pestisitlerin zararları konusunda farkındalık yaratmak ve Türkiye’de pestisit kullanımını azaltmak amacıyla yürütülen Zehirsiz Sofralar Projesi kapsamında 15 Şubat’ta Yeşil Kumbara olarak bizim de katılım sağladığımız bir basın gezisi düzenlendi.

Bursa Karacabey’de 20 yıldır eşi Ayşe hanım, 3 oğlu, gelini ve diğer çalışanları ile birlikte organik tarım yapan Şaban Burhan’ın çiftliğine yapılan ziyarette basın mensuplarına proje hakkında bilgi verildi, zehirsiz üretimin nasıl mümkün olabildiği örneklerle anlatıldı.

Kapalı ve serin havalı bir günde yapılan basın gezisine 40’a yakın medya mensubunun katılımı gerçekleşti. İlginin oldukça yoğun olduğu etkinlikte hanelerini ve çiftliklerini basın mensuplarına açan Şaban Burhan ve ailesinin konuksever ev sahipliği ve samimiyetini de ayrıca vurgulamamız gerekiyor.

Etkinlik kapsamında Buğday Derneği adına 2 uzman konuşmacı ve çiftlik sahibi Şaban Burhan bilgi paylaşımında bulundular.

Buğday Derneği adına ilk sözü alan olan Koordinasyon Kurulu Üyesi Oya Ayman yaygın kanının aksine, pestisitlere mahkum olmadığımızı, zehirsiz de üretebilmenin mümkün olduğunu söyledi. “Organik tarım, onarıcı tarım, agro ekoloji gibi pek çok yöntem; biyolojik mücadele, kültürel mücadele gibi pek çok teknik ile zehirsiz üretim yapmak mümkün. Türkiye’de yüzlerce üretici bu yöntem ve teknikleri kullanarak sürdürülebilir bir şekilde üretim yapıyor. Bugün ziyaret ettiğimiz üreticimiz Şaban Burhan bunlardan biri. Biz tüketicilere çok şey düşüyor. Alışveriş yaparken sağlıklı gıdayı tercih etmek, zehirsiz ürünü tercih etmek, Şaban Burhan gibi doğa dostu yöntemlerle üretim yapan çiftçilerimizi desteklemek anlamına geliyor.”,  diyen Oya Ayman, kendisinin de İzmir Bayındır ilçesi sınırlarında çiftçilik yaptığını ve bu süreçleri sahada birebir deneyimlemenin, eş güdümlü bilgi paylaşımının ve bölgesel platformlarda çiftçi birliklerinin öneminin de altını çizdi.

Ayman’dan sonra açıklamalarda bulunan Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği Zehirsiz Sofralar İletişim ve Kampanya Koordinatörü Turgay Özçelik, endüstriyel tarımda zehir kullanımının tam bir çılgınlık boyutuna vardığını, bir elmaya soframıza gelene kadar ortalama 16 kez pestisit uygulandığını ifade etti. “Pestisitler toprağımızı, suyumuzu, havamızı kirletiyor; bizi, arıları, kuşları, faydalı böcekleri zehirliyor. Özellikle çocuklar pestisitlerin zararlarından en çok etkilenen grup. Yapılan araştırmalar anne sütünde, bebek mamalarında, bebeklerin göbek kordonlarında bile pestisit kalıntılarına rastlandığını gösteriyor.”, diyerek konunun aciliyetini vurgulayan Özçelik sadece üreticilerin değil tüketicilerin de sorumluluklarının büyük olduğunun belirtti.

Şaban Burhan ve Burhanlar Organik Çiftliği

Özçelik’ten sonra söz alan Şaban Burhan, Bursa’nın Karacabey ilçesine bağlı Kıranlar köyü 1958 doğumlu olduğunu belirtti. Ekonomik zorluklar sebebiyle liseden sonra eğitimine devam edemeyen Burhan, bir yakınından karşılıksız olarak aldığı kapya biberleri toplayıp pazara götürmesiyle ilk işi olan pazarcılığa başlamış.

Perakendecilik ve toptancılık deneyimlerinin ardından, kendisi ve çocuklarının ihtiyacı kadar gıda üretebilecekleri nispeten küçük bir bahçede(13 dönümlük bir arazi) tarımsal üretim yapmaya başlayan Burhan bu ilk tarla ve çevresinden satın alarak büyüttüğü diğer tarlaların daha önce nitelikli tarım yapılmayan ve mera ölçekli bir yapıda olduğu için ona satanların ilk etapta orada tarım yapılabilmesinin pek mümkün olmadığını da vurguladıklarını  belirtti. Ufak ufak arazilerini büyütüp daha entegre tarıma doğru ilerlerken 2000 yılında katıldığı bir fuarda tanıştığı ve uzunca sohbet ettiği bir akademisyenden organik tarımı ilk defa öğrendiğini ve bunun onun çok ilgisini çektiğini söyledi. Bu süreçte organik tarımın insan ve toprak sağlığı için önemini anlayan Burhan,  organik tarımı tanıdıkça üretim arazisini genişleterek, şeftali, incir, kayısı, elma, armut, kiraz, ayva, ceviz, zeytin gibi ürünlerin tepkilerine baktı ve belirli bölgelerden numuneler alıyor ve toprakta tespit ettiği sorunları kireç ve hayvan gübresi takviyesiyle çözüyor.

1581922879 aban burhan - Şaban Burhan Karacabey'de "Zehirsiz Sofralara" Üretim Yapıyor

Buğday Derneği ve Şişli Belediyesi işbirliğiyle kurulan Şişli %100 Ekolojik Pazar’ın en eski üreticilerinden biri olan Şaban Burhan, maddi ve manevi kayıplar yaşamış olmasına rağmen organik tarımdan vazgeçmedi ve zehirsiz üretmenin mümkün olduğuna dair inancını hiç kaybetmedi.

Organik tarımdan vazgeçmeyerek yıllarca sürdürdüğü çabası meyvelerini verdi ve yirmi yıldır Karacabey’de 280 dönüm alan üzerinde, yaklaşık 85 çeşit ürünü organik tarım yöntemleri ile yetiştirmeye devam ediyor. Aile işletmesi olarak çalıştırdıkları Şaban Burhan Çiftliği’nde 20 kişiye istihdam sağlıyor. Organik üretime başladığı ilk yıllarda ürünlerinin sadece %50’sini satabiliyorken; tüketicilerin gıda meselesi ile ilgili bilinçlenmesi ve organik pazar sayılarının artması ile bu oranı %70’lere kadar çıkartabilmiş durumda.

Dünyanın çocuklarımıza ait olduğunu ve onlara yaşanabilir bir dünya bırakmanın görevimiz olduğunu ifade eden organik tarım üreticisi Şaban Burhan, herkesin sağlıklı gıda yiyebilmesi için organik üretim yaptığını belirtti. “Otu, böceği öldüren pestisitler, insanı da öldürüyor. 20 yıl önce tarımı hiç bilmezken, şimdi organik yöntemlerle 200 dönüm arazide 85 çeşit ürün yetiştirebiliyor ve geçimimi sağlayabiliyorum. Kendi çocuklarıma ve herkese sağlıklı gıda yedirebilmek için çalışıyorum. Buğday Derneği’nin öncülüğünde kurulan %100 Ekolojik Pazarlar’da ürünlerimi satabiliyorum.”, diyen Burhan pestisit kullanımının toprağa zarar verdiğini söyleyerek, “tarım zehirleri tüm böcekleri öldürüyor. Bu sefer, arkadan daha yoğun, güçlü ve direnci artmış bir zararlı popülasyonu geliyor. Oysa bizim kullandığımız biyolojik mücadele gibi organik tarım yöntemlerinin ‘dost işçilerimiz’ dediğimiz uğur böceği ve arılara hiçbir zararı yok, sadece zararlıyı öldürüyor. Böylece bizim dost işçilerimiz çoğalıyor.” dedi.

1581922852 bas  n gezisi 4 - Şaban Burhan Karacabey'de "Zehirsiz Sofralara" Üretim Yapıyor

Pestisist Nedir?

Türkiye’de pestisit kullanımı son dört yılda %51 artmış durumda. Pestisit, endüstriyel tarımda mantar, böcek, yabani otlara vs. karşı kullanılan kimyasalların genel adı. Ancak “tarım ilacı” olarak bilinen pestisitler iyileştirmiyor; toprağı, suyu, havayı, insanları, hayvanları zehirliyor. Bitkilere uygulanan pestisitlerin sadece yüzde 2’si uygulandığı alanda kalıyor; geriye kalan yüzde 98’lik kısım havaya, toprağa ve suya karışıyor.

Günümüzde yaygın olarak kullanılan bazı pestisitler hayvan deneyleri dikkate alındığında, insanlar için ”kanserojen olması kuvvetle muhtemel olanlar” ya da ”muhtemel kanserojen” olarak sınıflandırılıyor. Pestisitler üzerine yapılan çalışmalar, çiftçiler ve tarım işçileri üzerindeki akut etkileri dışında, alınan miktarlar görece küçük olsa da, uzun süre boyunca maruz kalındığında insanlarda kronik hastalıklara da neden olabildiğini göstermektedir. Pestisitlerin insanların sinir ve hormonal sistemine zarar verdiği biliniyor. Ayrıca araştırmalar pestisit kullanımı ile sarkomlar (bir tümör grubu), multipl miyelomlar, prostat, pankreas, akciğer gibi kanser türleri, beyin tümörleri, bilişsel ve psikomotorik fonksiyonlarda bozulmalar ve depresyon arasında bağlantı olduğunu gösteriyor. Çocuklarda öğrenme ve dikkat eksikliği, duyusal eksiklikler veya gecikmiş gelişim, pestisite maruz kalma sonucu en sık görülen nörolojik bozukluklar arasında yer alıyor.

Sağlığa etkilerinin yanı sıra su, toprak, biyolojik çeşitlilik, iklim üzerindeki olumsuz etkileri nedeniyle Buğday Derneği olarak “tarım ilacı” ve “pestisit” yerine, nasıl fareler için kullanılan pestisite “fare zehiri” deniliyorsa, “tarım zehiri” kavramını kullanmayı öneriyoruz.

Şaban Burhan’ın ve onun gibi pek çok doğa dostu üreticinin deneyimleri, zehirsiz üretimin mümkün olduğunu kanıtlıyor. Tarım zehirlerine mahkum değiliz, pestisit kullanmadan da gıdamızı yetiştirebiliriz.

100’ün üzerinde kurum ve inisiyatifin yan yana gelerek oluşturduğu Zehirsiz Sofralar Sivil Toplum Ağı, 23 Kasım 2019’da “Tüm Canlılar İçin Zehirsiz Sofralar” başlığıyla bir imza kampanyası başlattı. Kampanyada Dünya Sağlık Örgütü tarafından “son derece tehlikeli”, “yüksek seviyede tehlikeli” ve “muhtemel kanserojen” olarak belirlenen ve pestisitlerde kullanılan 13 etken maddenin öncelikle ve ivedilikle yasaklaması talep ediliyor.

Zehirsiz Sofralar Projesi kapsamında oluşturulan Zehirsiz Sofralar Sivil Toplum Ağı, herkesi kampanyaya destek olmaya, geleceğine sahip çıkmaya çağırıyor.

Zehirsiz Kampanya linki: Change.org/ZehirsizSofralar

Zehirsiz Sofralar Projesi Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği ve Avrupa Pestisit Eylem Ağı (PAN Europe) tarafından yürütülmekte ve Avrupa Birliği tarafından Sivil Toplum Diyaloğu V Programı kapsamında desteklenmektedir.

Zehirsiz Sofralar Projesi ve Zehirsiz Sofralar Sivil Toplum Ağı ile ilgili haberleri web sitemizden takip edebilirsiniz: www.zehirsizsofralar.org

Metin ÇELEBİ-Yeşil Kumbara

Yazar Hakkında

Yeşil Kumbara

Yeşil Kumbara projesi katı atıkların ayrıştırılması ve ekonomiye geri kazandırılması mottosuyla çalışmaktadır. Devlet desteği ile yürütülmesi hedeflenen proje ekonomi için kalkınma projesidir.

Yorum Yap